V For Vendetta: Bir dakika! Bu sizin davanız değil!..

Bir tutam Vonnegut, mebzul miktarda Orwell, lezzet katsın diye kafi miktarda Baudrillard, tarihi bir tat Shakespeare ve biraz Huxley… Karşınızda yeni anti-ütopyamız: “V for Vendetta”…

Wachowski kardeşlerin ve Matrix ekibinin yeni filmi yine bir bilim kurgu. Hadiseler yakın geleceğin İngiltere’sinde geçiyor. Atmosfer karanlık. Amerika’nın Irak’ta başlattığı savaş her geçen gün daha kötüye gitmiş ve sonunda İngiltere’nin kapısına kadar dayanmış. Güvenlik tehdidi İngiltere’nin başına faşist bir idarenin yerleşmesi için zemin teşkil etmiş. Gerisi çok tanıdık: faili meçhul cinayetler, fişlemeler, işkenceler, mahremiyet tanımayan istihbarat çalışmaları… 1984 romanının karanlık atmosferi filme hâkim. Harrison Bergeron’dan mülhem “televizyon üzerinden süren psikolojik savaş” teması hemen göze çarpıyor. Maskeler Baudrillard’ın meşhur kitabı “Simulacra and Simulation”ın başındaki epigraf düşünülerek vurgulanmış gibi.

Filmin yapımcısı stüdyoların ismine dikkat çekmek isterim: Anarchos Studios. Ekibin Matrix’te vermeye başladığı anarşist mesajlar yeni filmde daha açık. Maskenin sembolize ettiği Guy Fawkes zaten anlı şanlı bir İngiliz anarşisti. 1605 yılının 5 Kasım’ında İngiliz parlamentosunu havaya uçurmak için kurduğu komployu gerçekleştiremeden yakalanmış ve işkenceyle öldürülmüş. 5 Kasım tarihi de onunla beraber sembolleşmiş. Yirminci yüzyılın başlarında anarşist gruplar posterlerinde şu ifadeyi sıkça kullanmışlar: “Guy Fawkes İngiliz parlamentosuna şerefli niyetlerle girmiş tek kişidir!”

Filmde faşist idarenin farklı olanları yok etmek konusunda nasıl bir gayret içinde olduğunun altı çiziliyor. Bir talk show sunucusunun programında iktidarla dalga geçmesinin ardından gözaltına alınması, ancak yaramazlığı için değil, evinde sakıncalı eşya sayılan bir Kuran bulundurduğu için idam edilmesi enteresan.

Filmde gösterilen kitleleri korkutarak, dehşete düşürerek yönetme stratejisinin kalıplarına bizler çok aşinayız: Televizyonların haber bültenlerinde ürkütücü müzikler eşliğinde verilen yeni terörist saldırı tehditleri, yeni virüsler, kuş gribi haberleri…

Tesis olunan farazî dünyada, müphem tehditlerle dehşete düşürülen insanların çıkmazlarına karşı daha üst bir farkındalık sergileyen “V”, filmin sloganı olan cümlesinde şöyle diyor: “İnsanlar devletlerinden korkmamalı, devletler insanlardan korkmalı”

Filmde anlatılanların ve verilen mücadelenin insanın içini acıtan bir tarafı var. Filmin odağına oturtulmuş mahut parlamentodan neşet eden acımasız komplolar tüm dünyayı kasıp kavururken, insanların maniple edilmiş psikolojileri üzerinden şeytani siyasetler üreten acımasız kafalardan intikam nedense bir avuç İngiliz anarşistine düşüyor. Batı medeniyeti o hudut tanımaz kibriyle sanki şu mesajı veriyor: “Zalimliğimden dolayı tenkit edileceksem bunu yine ben yaparım, yıkılacaksam kendimi kendim yıkarım!”

“V for Vendetta” birkaç kere seyredilmesi gereken bir film bence. Yazımın başında saydığım yazarların hayranları için çok ilgi çekici olabilir. Ancak sadece, iki saatlik bir eğlence, macera, aksiyon, heyecan ya da gerilim arayanlara hiç hitap etmeyecektir.

Salih Cenap Baydar
05 Mayıs 2006 Cuma

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s