Evliyalar ve Süper Kahramanlar

kerametBir Anadolu köyünde, devletin resmi imamı olarak vazife yapan yakın bir akrabam var. Bir zaman önce onunla uzunca bir sohbetimiz oldu. Bu sohbetimiz esnasında anlattıkları, beni adeta dayak yemişe çevirdi. Kendisi biraz İslam, çokça hurafe ve bolca tasavvuf soslu din anlayışının tipik bir temsilcisi gibiydi adeta. Saniyeler içinde öyle menkıbeler, öyle kerametler anlattı ki aklım şaştı. Şeyhler, gavslar, kutublar adeta karşımda geçit töreni yaptılar.

O konuşurken aniden garip bir şeyin farkına vardım!

Bizim akrabanın anlattığı hikâyeler aslında bildiğiniz süper kahraman hikâyeleriydi!

Hani Süpermen’in, Spiderman’in, Batman’ in hikâyeleri gibi hikâyeler!

SuperheroesBatılıların hayal gücünün mahsulü olan bilim kurgu romanlarda, filmlerde, çizgi filmlerde ve aslen çizgi romanlarda karşımıza çıkan “süper kahraman” figürlerinin kimisi çok güçlüdür, uçar, duvarların arkasını görür, kimisi ormanda on kaplan gücündedir, kimi fırtına yaratır, kimisi beyin gücüyle nesneleri hareket ettirir, kimisi insanların zihinlerinden geçeni okur, kimisi istediği kimseye istediği şeyi düşündürtür, kimisi istediğinin aklını alır, kimisi şekil değiştirir, kimisi dünyada kim nerede ise zihin gücüyle tespit eder, kimisi kendisini istediği sayıda klonlar, kimisinin yaraları anında iyileşir, kimisi zamanda yolculuk yapar, kimisi kendini ışınlar.

İşte bizde de bu renkli hikâyelerin “muadilleri” halk arasında “tasavvuf süper kahramanlarının menkıbeleri” olarak hayat buluyor!

Bizim akrabanın anlattığı hikâyelerden bir iki örnek vereyim:

mevlanaMevlana Celaleddin-i Rumi bir gün aniden dönmeye (semaya) başlamış. Fakat o da ne! Dönerken birden ayakları yerden kesilmiş. Hayır, başı dönüp düşmemiş, bilakis döne döne havalanmış ve göğe doğru uzaklaşıp gözden kaybolmuş. O vecd halinde çok çok uzaklara gitmiş. Öyle ki döndüğünde vakti kaçırmış olduğundan, namazı kaza etmesi gerekmiş!  Müridleri bu hali kendisine anlatınca “bir daha ki sefer dönmeye başlarsam bana engel olun” demiş. Müritleri çaresizce bu talimatı yerine getirmeye çalışmışlar ama Mevlana’yı tutmak ne mümkün! Kendisini tutmaya çalışan herkesi savurup atmış ve yine döne döne göğe çıkmış. Vaziyet kendisine anlatılınca bu sefer “beni durdurmak için ok atın, kılıç vurun” demiş. Tabi tahmin edebileceğiniz üzere o haldeyken ona ne ok işlemiş ne kılıç! Son çare olarak neyi bulmuşlar tahmin edin: “Neyi!” Ney sesini duymak Mevlana’nın kontrolü kaybetmesine engel oluyormuş. İşte Mevlevi ayinine neyin ilave edilmesinin hikâyesi meğerse buymuş!

TM & copyright 20th Century Fox No Merchandising. Editorial Use Only No Book or TV usage without prior permission from Rex Mandatory Credit: Photo by c.20thC.Fox/Everett / Rex Features ( 593948u ) 'X-Men: the Last Stand' - James Marsden 'X-Men: the Last Stand' Film - 2006

Bu süper gücü bastıran yardımcı unsur motifi, bana x-men’deki Scott Summers/Cyclops karakterini hatırlattı: Cyclops’un vücudu güneş enerjisini bir çeşit pil gibi emer. Bu enerji gözlerinden optik ışınlar olarak çıkar. Lazer benzeri bu ışınların tahrip gücü çok yüksektir. Cyclops bu gücünü kontrol edemediği için sürekli özel yapılmış gözlük veya lensler giymek zorundadır, aksi halde etrafındaki herkesi ve herşeyi yok edebilir.

Mevlana’nın gözlüğü de ney oluyor demek ki…

Bir hikâye de Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri hakkında: Erzurumlu İbrahim Hakkı meşhur eseri “Marifetname’yi” bitirdiğinde müftü ve yardımcılarının onayına sunmuş. Müftü ve avanesi onu kıskandıklarından birçok zor soru sormuşlar ama tabi İbrahim Hakkı hazretleri hepsini bilmiş. Bunun üzerine kötü niyetlerine yeni bir kılıf bulamayan müftü ve arkadaşları, sinsi oyunlarını bir kenara bırakıp İbrahim Hakkı’ya doğrudan “kitabın basılmayacak seni de hapse atacağız” demişler. O anda İbrahim Hakkı hazretleri odada bulunan dört kişinin “aklını almış”! Adamlar o güne kadar öğrendikleri her şeyi unutuvermişler. En basit sorulara bile cevap veremez hale gelmişler. İçlerinden birisi diğerlerine nispeten akıllıymış, başına geleni anlayıp İbrahim Hakkı’dan özür dilemiş. Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri ona aklını geri vermiş. Diğer üç kişi ömürlerinin sonuna kadar o halde kalmışlar!

HaitianBu hikâye de Heroes dizisindeki René ya da “The Haitian – Haitili” karakteriyle birebir örtüşüyor. O da insanların hafızasını silme ve şuurlarını yok etme süper kabiliyetlerine sahip.

Görülen o ki insanlarda çocuklukta başlayan süper kahraman hayranlığı ve arayışı yetişkinlikte buharlaşmıyor hatta belki güçleniyor.

Neden ve nasıl?

İncelenmeye değer, mühim bir mesele değil mi bu?

Twitter: @salihcenap

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s